Skip to content Skip to footer

Mini Gastrik Bypass Hakkında Her Şey

Geleneksel olarak yapılan Gastrik Bypass Ameliyatı,  %8 oranında komplikasyon riski taşır. Mortalite (ölüm) riski ise çok düşüktür ve çoğu çalışmaya göre yaklaşık %0,6’dır.

Mini Gastrik Bypass prosedürü ise son dönemlerde popülerlik kazandı. Mini Gastrik Bypass ilk olarak 1997 yılında Dr. Robert Rutledge tarafından geliştirildi. Mini Gastrik Bypass, diğer kilo verme prosedürlere oranla çok daha hızlıdır, teknik olarak daha kolaydır ve geleneksel Gastrik Bypass prosedürüne kıyasla çok daha düşük komplikasyon (ortalama %2,5) riski taşır.

Mini Gastrik Bypass prosedürü, kısıtlayıcı ve emilimsizdir. Bu özellik, prosedürün midenin boyutunu küçülterek yenilebilecek gıda miktarını kısıtladığı anlamına gelir. Prosedür ayrıca, belirli bir orana kadar bağırsakları atlayarak gıda emilimini ciddi anlamda azaltır. Gastrik Bypass ve Mini Gastrik Bypass hem emilimsiz hem de kısıtlayıcı prosedürlerdir.

Mini Gastrik Bypass Nedir?

Mini Gastrik Bypass, tipik Gastrik Bypass ve tüp mide prosedürlerinin belirli özelliklerini birleştiren, köklü ve etkili yeni bir prosedürdür. Mini Gastrik Bypass, birincil kilo verme prosedürü olarak tercih edilebilir. Daha öncesinde tüp prosedürü geçirmiş ancak, kilo verme konusunda başarısız olmuş hastalarda da kullanılabilir. Mini Gastrik Bypass, operasyon süresini kısaltmak, prosedürü basitleştirmek ve komplikasyonları azaltmak için geliştirildi.

Mini Gastrik Bypass Nasıl Yapılır?

Mini Gastrik Bypass, geleneksel Laparoskopik Gastrik Bypass operasyonuna göre çok daha hızlı bir operasyondur. Ameliyat süreleri ortalama 45-50 dakika azalır. Mini Gastrik Bypass prosedürü, anestezi ile beraber laparoskopik tercih edilerek gerçekleştirilir. Cerrahi aletlerinin yerleştirilmesi için küçük kesiler (ortalama 5 ile 11 mm uzunluğunda) atılır. Bu aletler kullanılarak midenin üst bölümü, ince bir tüp (ortalama 30 ml ile 55 ml boyutunda) oluşturacak şekilde zımbalanır ve midenin geri kalanından tam manasıyla ayrılır. Nitelikli bir cerrah eşliğinde ameliyatın gerçekleştirilmesi yaklaşık 1-1,5 saat kadar sürer.

Avantajlar

  • Laparoskopik prosedür olduğu için çok daha az invaziv bir işlemdir.
  • Alınan gıda miktarını ve ayrıca emilen kaloriler sınırlanır.
  • İnsülin salınımını uyaran ve diyabet tedavisi için daha güçlü olan GLP1’in bağırsak üretimini yüksek oranda arttırır.
  • Bu prosedürden sonra ekmek ve et yiyebilmek biraz daha kolaydır.
  • Potansiyel olarak tersine çevrilebilir.

Dezavantajlar

  • Vitamin ve eser element eksikliği olabilir.
  • Bazı gıdalara karşı vücut reaksiyona girebilir.
  • Dumping sendromu riski vardır.
  • Ömür boyu multivitamin gerektirebilir.
  • Nadir de olsa safra reflüsüne yol açabilir.

Mini Gastrik Bypass Prosedüründen Sonra Yapılması Gerekenler

Mini Gastrik Bypass prosedüründen sonra özellikle de kesi yerlerinizde biraz ağrı olacaktır. Tipik olarak kesi bölgelerinin uzunluğu 5 mm ile 11 mm arasındadır. Cerrahın, mideye erişmek için port yerleştirdiği yer burasıdır. Genel olarak hastaların, hastanede üç gece kalması gerekecektir. Bazen hastalar gözlem için ek bir gün daha tutulabilir.

Eve dönüldüğünde hastaların, sıkı bir diyete uyması gerekir. Prosedürden sonraki ilk 2 hafta boyunca genel olarak sıvı bir diyet (yumuşak gıda) gerekir.  Su, püre haline getirilmiş yumuşak yiyecekler ve çorba içilebilir.

Cerrahın talimatları dikkatli bir şekilde izlenilmelidir. 2 hafta sonra yumuşak yiyecekler verilir ve yaklaşık 1 ay sonra normal yiyeceklere geri dönülebilir. Bununla birlikte hastaların, daha fazla protein, sebze ve meyve içeren yeni bir diyet izlenmesi istenecektir. Mide küçüldüğü için abur cubur yerine vitamini en üst düzeye çıkarabilecek besinler tüketilmelidir.

Ameliyattan sonra her gün ayağa kalkılması ve hareket edilmesi teşvik edilecektir. İlk birkaç gün genellikle evin etrafında yürüyüşler yapılması gerekir. 1 hafta sonra günde 2 defa en az 20 dakikalık yürüyüşler yapılması istenir. Ameliyattan sonra her hafta kademeli olarak artan egzersiz teşvik edilir. Yine bu süreçte cerrahın talimatları titizlikle yapılmalıdır. Hızlı kilo verirken ve daha düşük kalorili bir diyete uyum sağlarken çabuk yorulma problemi ortaya çıkabilir.

Mini Gastrik Bypass Prosedürünün Yan Etkileri

Komplikasyonlar, Gastrik Bypass prosedürüne benzer şekilde ortaya çıkabilir. Yan etkiler, ciddiyet bakımından önemsizden önemliye kadar değişirler. Minör komplikasyonlar, cerrahi bölgede fıtıklar, ülserler ve minör insizyon enfeksiyonlarını içerir.

Majör komplikasyonlar ise tipik olarak ameliyattan sonraki ilk 3 hafta içinde ortaya çıkabilir. Önemli komplikasyonlar, diğer risklerin yanı sıra zımba hattı sızıntılarını, pulmoner embolileri ve darlıkları içerebilir. Bu gibi durumlarda doktor ile görüşülmeli ve süreç, doktor tarafından yönetilmelidir. Hastalar, ameliyattan önce bu komplikasyonların riskleri, belirtileri ve semptomları konusunda doktor tarafından bilgilendirileceklerdir.

Mini Gastrik Bypass Sonrası Diyet

Mini Gastrik Bypass ameliyatı tamamlandıktan sonra sıkı bir ameliyat sonrası diyet planının izlenmesi gerekir. Çünkü bazı gıdalar, iyileşme sürecini bozabilir, mideye aşırı baskı uygulayabilir ve sızıntılara neden olabilir. Genel olarak prosedürden sonra tercih edilen beslenme tavsiyesi şunlardır:

1. Hafta: Berrak Sıvılar

Mini Gastrik Bypass ameliyatından sonraki 1 ile 7 gün boyunca sadece berrak sıvılar tüketilmelidir.  Diyetisyen, bu aşamanın ne kadar süreceğine karar verecek ve diyet yönergeleri önerecektir. Diyetisyen tarafından önerilen berrak sıvılar arasında genel olarak su, yağsız süt ve yağsız et suyu yer alır.

2 ve 3. Hafta: Saflaştırılmış Gıdalar

Ameliyat sonrası diyetin bu aşaması, genellikle 1 hafta kadar sürer. Hastanın midesinin daha küçük olması nedeniyle gün boyunca birkaç defa küçük öğünler yemelidir. Günlük alım yaklaşık 60-70 gram protein ve yaklaşık 7-8 bardak berrak sıvılar olmalıdır. Kafeinli ve gazlı içecekler tüketilmemelidir. Rafine şekerler ve basit karbonhidratlardan da kaçınılmalıdır. Genel bir kural olarak hastaların, yemekten 30 dakika önce ve yemekten 60 dakika sonrasına kadar herhangi bir sıvı tüketmemesi önerilir. Sıvılar, çok yavaş içilmeli ve mideye istenmeyen havayı getirebileceğinden pipet kullanılmamalıdır. Besin eksikliklerini önlemek için her gün doktorun önereceği multi vitamin alınmalıdır. Multivitaminler, çiğnenebilir veya sıvı formda olabilir.

4 ve 5. Hafta: Yumuşak Gıdalar

Diyetin bu aşamasında yumuşak gıdalar, diyete kademeli olarak eklenir. Bu aşama, genellikle yaklaşık 1 veya 2 hafta sürer. Diyetin bu kısmı yumuşak etler ve pişmiş sebzeleri içerecektir. Besin hedefleri, ikinci aşamadaki ile aynı kalacaktır. Günlük 60-70 gram protein ve 7-8 bardak sıvı önerilir.  Bu aşama yüksek kaliteli yağsız protein kaynaklarına odaklanır.

6. Hafta: Katı Gıdalar

Katı gıdalara başlamak için şu ipuçlarına dikkat etmek gerekir:

  • İdeal olarak vücudunuzun tepkisini ölçebilmeniz için günde birden fazla farklı yiyecek tüketmeyin.
  • Yavaş bir şekilde yemeye çalışın. Her yediğiniz lokmayı en az 15-16 saniye olacak şekilde iyice çiğneyin.
  • Günde en az 7-8 bardak su içmeye devam edin.
  • Önce proteini sonra sebzeleri ve üçüncü olarak karbonhidratları tüketmeye çalışın.
  • Gerçek besleyici olan yoğun yiyecekler tercih edin. İçerisinde bol malzeme bulunan önceden paketlenmiş ve işlenmiş gıdalardan uzak durun.

Dikkat: Dumping sendromu, tatlı veya yağlı yiyecekler, çok hızlı veya çok miktarda tüketildiğinde ortaya çıkar. Mide, yiyecekleri düzgün bir şekilde parçalanmadan önce ince bağırsağa boşaltır. Dumping sendromu, genellikle mide bulantısı, kramp, ishal, terleme, kusma veya kalp hızında artışa neden olur. Bu semptomlar, tipik olarak 1-2 saat sonra geçer.